Efe
Yeni Üye
Müstafi Şairler: Kafelerde Oturan, Kalemi Bırakan ve “Şiir Zamanı”na Veda Eden Sanatçılar
Herkese merhaba! Şiirle, edebiyatla ve tabii ki insan ruhunun derinlikleriyle ilgileniyorsanız, "müstafi şairler" terimi kulağınıza biraz tuhaf gelebilir. Ya da belki de birinin "yazmayı bıraktı, artık sadece kahve içiyor" dediği bir arkadaşınız vardır, işte onlar da birer müstafi şair olabilirler! Evet, doğru duydunuz, müstafi şairler gerçekten de "şairlikten emekli" olan, kelimelerden uzaklaşan ama bir şekilde hâlâ derin düşüncelere daldığı, o “mavi akşamlar”ında bir parça hüzünlü yazılar yazmaya devam eden kimseler. Hadi gelin, biraz mizahi bir bakış açısıyla, müstafi şairlerin ne olduğunu keşfedelim!
Müstafi Şair Kimdir?
Müstafi, kelime anlamıyla "emekli olmuş" ya da "görevinden ayrılmış" demek. Ancak "müstafi şairler" deyince, aklınıza yalnızca kağıdı kalemi bırakan şairler değil, aynı zamanda "şairlikten emekli olmuş" ama bir şekilde yüreğinde hâlâ bir parça şair olan insanları getirebiliriz. Evet, bazı şairler, öylesine derin bir iç yolculuktan geçerler ki, bir noktada şiir yazmayı bırakırlar. Ama içlerinden bir ses "belki de yazmalısın" diye fısıldar ve bir gün bir yere oturur, bir kahve içerken bir dizeden başka bir şey düşünemezler. O anda bir müstafi şair doğar!
Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı: Şairlik Bitti, Ama Hayat Devam Ediyor!
Erkeklerin genellikle çözüm odaklı yaklaşımından yola çıkarsak, bir müstafi şairin hikayesini şöyle anlatabiliriz: "Evet, bir zamanlar kalemi elinden düşürmeyen, her an bir şeyler yazan adam vardı. Ama sonra bir şey oldu, belki hayat çok yoğunlaştı, belki de şiirlerin içinde sıkışıp kaldı. Şimdi bir ofis masasında, elinde çayıyla, 'Şiir de neymiş, bu işler para kazandırmıyor!' diyor. Ama arada bir, bir yazı yazmak gelir içinden, 'Bunu herkes unutacak, ama ben belki de bir gün yazmaya devam ederim' diye düşünür."
Erkeklerin, özellikle stratejik ve çözüm odaklı bakış açılarıyla, şiirden emekli olduktan sonra başka projelere odaklanmaları daha olası olabilir. Belki de şiiri bir “hobi”ye dönüştürüp, sosyal medyada hiç kimseye göstermeden kafalarında yazmaya devam ederler, ama iş yerindeki Excel dosyalarıyla daha fazla vakit geçirirler. Onlar için şiir bir tutku olmanın ötesine geçip, bir ara nokta haline gelir: Yani hayatlarına devam ederlerken, bir noktada geri dönüp bakmak... ama çok da takmamak!
Kadınların Empatik ve İlişki Odaklı Yaklaşımı: Şiir, İçsel Dünyanın Bir Parçası Olabilir!
Kadınlar ise, şiir ve yazma konusunda genellikle çok daha duygusal ve ilişki odaklı bir yaklaşım sergileyebilirler. Müstafi şair kadınlar, şiirle olan bağlarını koparmazlar; belki de bu, kalplerinde var olan duygusal bir yolculuktur. "Şiir yazmayı bıraktım" diyebilirler, ama aslında yazmanın durmadığı, her duygunun, her ilişkinin ve her anın bir şiire dönüşebileceği bir içsel süreç yaşarlar. Şiir, kadının duygusal dünyasında bir anı olarak kalabilir, ama bunu dışa vurmak her zaman da gerekmez.
Bir kadın, "Müstafi şair" olduğunda, belki artık yazdığı şiirleri kimseyle paylaşmaz. Ama yalnız başına, bir parkta, kahvesini içerken, ya da bir yürüyüş yaparken, bir şiir dizesi kafasında döner durur. Bazen, bir insanın gözlerinde gördüğü bir şey, ya da bir akşam güneşi, kadının içindeki şairi tekrar uyandırabilir. Şiir, ilişkilerin, duyguların ve toplumsal bağların bir parçası olarak kalır.
Müstafi Şairlerin Dünya Genelindeki Yeri: Mizahi Bir Bakış Açısı
Şimdi de biraz küresel perspektife bakalım. Dünyanın çeşitli köylerinde ve şehirlerinde müstafi şairler vardır. Bir yerlerde, "şairlikten emekli olmuş" ama aslında şiir yazmaya devam eden birini bulabilirsiniz. Kimi zaman, dilini kaybetmiş, yazmak için oturup kahve içen, ama bir türlü "yazacak" vakti bulamayan sanatçılar... Onlar için şiir, sadece bir işten çok daha fazlasıdır. Ancak, çok fazla kişisel gelişim kitabı okuduktan sonra, "zaten herkes şair olabilir" diye düşünüp, sessizce şiirlerini bir kenara koyarlar. Şair olmanın ne anlama geldiği ve neden bu kadar önemli olduğu üzerine düşünen müstafi şairler, bazen tüm dünyaya "benim işim bu değil, ama kelimeler hala içinde" derler.
Küresel çapta müstafi şairlerin içsel bir yolculukları vardır. Belki de dijital dünyada sosyal medyada paylaşılan anlık duygular, bir zamanlar şiirle ifade edilen derinlikleri daha yüzeysel hale getirmiştir. Ama müstafi şairlerin gözlerinde hâlâ o "derin" bakışları görebiliriz.
Şiir, Hala İçimizde: Müstafi Şair Olmak Ne Anlama Geliyor?
Peki, müstafi şair olmanın bir bedeli var mı? Belki de en büyük bedel, kelimeleri serbest bırakmak ve onları kaybetmek değil, ama bir zamanlar tutkuyla yazılan kelimelerin, bir köşede unutulmasıdır. Ancak unutmamalıyız ki, her müstafi şair, bir zamanlar yazdığı dizelerle çok derin bir bağ kurmuştur. Yazmayı bırakmak, o insanın geçmişini yok etmez. Belki de her müstafi şair, bir gün yeniden yazar. Ama önemli olan, şiirin içsel yolculuğunda asla kaybolmamaktır.
Müstafi şairlerin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Şiir, gerçekten biter mi, yoksa sadece bir süreliğine “emekli mi olur”? Hayatın karmaşası içinde, şairliği bırakmak gerçekten mümkün mü? Şiir yazmaya, bir gün geri dönmeyi umuyor musunuz?
Kaynaklar:
*Sanat ve Toplum: Edebiyatın Gücü, 2021
*Dijital Yüzyılda Sanat, 2022
Herkese merhaba! Şiirle, edebiyatla ve tabii ki insan ruhunun derinlikleriyle ilgileniyorsanız, "müstafi şairler" terimi kulağınıza biraz tuhaf gelebilir. Ya da belki de birinin "yazmayı bıraktı, artık sadece kahve içiyor" dediği bir arkadaşınız vardır, işte onlar da birer müstafi şair olabilirler! Evet, doğru duydunuz, müstafi şairler gerçekten de "şairlikten emekli" olan, kelimelerden uzaklaşan ama bir şekilde hâlâ derin düşüncelere daldığı, o “mavi akşamlar”ında bir parça hüzünlü yazılar yazmaya devam eden kimseler. Hadi gelin, biraz mizahi bir bakış açısıyla, müstafi şairlerin ne olduğunu keşfedelim!
Müstafi Şair Kimdir?
Müstafi, kelime anlamıyla "emekli olmuş" ya da "görevinden ayrılmış" demek. Ancak "müstafi şairler" deyince, aklınıza yalnızca kağıdı kalemi bırakan şairler değil, aynı zamanda "şairlikten emekli olmuş" ama bir şekilde yüreğinde hâlâ bir parça şair olan insanları getirebiliriz. Evet, bazı şairler, öylesine derin bir iç yolculuktan geçerler ki, bir noktada şiir yazmayı bırakırlar. Ama içlerinden bir ses "belki de yazmalısın" diye fısıldar ve bir gün bir yere oturur, bir kahve içerken bir dizeden başka bir şey düşünemezler. O anda bir müstafi şair doğar!
Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı: Şairlik Bitti, Ama Hayat Devam Ediyor!
Erkeklerin genellikle çözüm odaklı yaklaşımından yola çıkarsak, bir müstafi şairin hikayesini şöyle anlatabiliriz: "Evet, bir zamanlar kalemi elinden düşürmeyen, her an bir şeyler yazan adam vardı. Ama sonra bir şey oldu, belki hayat çok yoğunlaştı, belki de şiirlerin içinde sıkışıp kaldı. Şimdi bir ofis masasında, elinde çayıyla, 'Şiir de neymiş, bu işler para kazandırmıyor!' diyor. Ama arada bir, bir yazı yazmak gelir içinden, 'Bunu herkes unutacak, ama ben belki de bir gün yazmaya devam ederim' diye düşünür."
Erkeklerin, özellikle stratejik ve çözüm odaklı bakış açılarıyla, şiirden emekli olduktan sonra başka projelere odaklanmaları daha olası olabilir. Belki de şiiri bir “hobi”ye dönüştürüp, sosyal medyada hiç kimseye göstermeden kafalarında yazmaya devam ederler, ama iş yerindeki Excel dosyalarıyla daha fazla vakit geçirirler. Onlar için şiir bir tutku olmanın ötesine geçip, bir ara nokta haline gelir: Yani hayatlarına devam ederlerken, bir noktada geri dönüp bakmak... ama çok da takmamak!
Kadınların Empatik ve İlişki Odaklı Yaklaşımı: Şiir, İçsel Dünyanın Bir Parçası Olabilir!
Kadınlar ise, şiir ve yazma konusunda genellikle çok daha duygusal ve ilişki odaklı bir yaklaşım sergileyebilirler. Müstafi şair kadınlar, şiirle olan bağlarını koparmazlar; belki de bu, kalplerinde var olan duygusal bir yolculuktur. "Şiir yazmayı bıraktım" diyebilirler, ama aslında yazmanın durmadığı, her duygunun, her ilişkinin ve her anın bir şiire dönüşebileceği bir içsel süreç yaşarlar. Şiir, kadının duygusal dünyasında bir anı olarak kalabilir, ama bunu dışa vurmak her zaman da gerekmez.
Bir kadın, "Müstafi şair" olduğunda, belki artık yazdığı şiirleri kimseyle paylaşmaz. Ama yalnız başına, bir parkta, kahvesini içerken, ya da bir yürüyüş yaparken, bir şiir dizesi kafasında döner durur. Bazen, bir insanın gözlerinde gördüğü bir şey, ya da bir akşam güneşi, kadının içindeki şairi tekrar uyandırabilir. Şiir, ilişkilerin, duyguların ve toplumsal bağların bir parçası olarak kalır.
Müstafi Şairlerin Dünya Genelindeki Yeri: Mizahi Bir Bakış Açısı
Şimdi de biraz küresel perspektife bakalım. Dünyanın çeşitli köylerinde ve şehirlerinde müstafi şairler vardır. Bir yerlerde, "şairlikten emekli olmuş" ama aslında şiir yazmaya devam eden birini bulabilirsiniz. Kimi zaman, dilini kaybetmiş, yazmak için oturup kahve içen, ama bir türlü "yazacak" vakti bulamayan sanatçılar... Onlar için şiir, sadece bir işten çok daha fazlasıdır. Ancak, çok fazla kişisel gelişim kitabı okuduktan sonra, "zaten herkes şair olabilir" diye düşünüp, sessizce şiirlerini bir kenara koyarlar. Şair olmanın ne anlama geldiği ve neden bu kadar önemli olduğu üzerine düşünen müstafi şairler, bazen tüm dünyaya "benim işim bu değil, ama kelimeler hala içinde" derler.
Küresel çapta müstafi şairlerin içsel bir yolculukları vardır. Belki de dijital dünyada sosyal medyada paylaşılan anlık duygular, bir zamanlar şiirle ifade edilen derinlikleri daha yüzeysel hale getirmiştir. Ama müstafi şairlerin gözlerinde hâlâ o "derin" bakışları görebiliriz.
Şiir, Hala İçimizde: Müstafi Şair Olmak Ne Anlama Geliyor?
Peki, müstafi şair olmanın bir bedeli var mı? Belki de en büyük bedel, kelimeleri serbest bırakmak ve onları kaybetmek değil, ama bir zamanlar tutkuyla yazılan kelimelerin, bir köşede unutulmasıdır. Ancak unutmamalıyız ki, her müstafi şair, bir zamanlar yazdığı dizelerle çok derin bir bağ kurmuştur. Yazmayı bırakmak, o insanın geçmişini yok etmez. Belki de her müstafi şair, bir gün yeniden yazar. Ama önemli olan, şiirin içsel yolculuğunda asla kaybolmamaktır.
Müstafi şairlerin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Şiir, gerçekten biter mi, yoksa sadece bir süreliğine “emekli mi olur”? Hayatın karmaşası içinde, şairliği bırakmak gerçekten mümkün mü? Şiir yazmaya, bir gün geri dönmeyi umuyor musunuz?
Kaynaklar:
*Sanat ve Toplum: Edebiyatın Gücü, 2021
*Dijital Yüzyılda Sanat, 2022